Anda Kalmak

insight

Erhan Bey, diye bahsedeceğim danışan ön görüşmede, potansiyelini istediği gibi ortaya koyamadığını ve bu durumdan çok rahatsız olduğunu dile getirdi. Stres altındayken kendisini yeterince iyi ifade edemediğini düşünüyordu. Çalışmak istediği başka bir konu olup olmadığını sorduğumdaysa ailevi birtakım problemleri olduğundan bahsetti. Ön görüşme sonunda ilk olarak hangi konuyla ilgili çalışmak istediğini sorduğumda, kendisini istediği şekilde ortaya koyabilmenin şu anda çok daha önemli olduğunu dile getirdi. Bu konu üzerinde yoğunlaştığımız bir çalışma yaptık. Danışan olarak çalıştığım herkesten, seanstan yaklaşık yedi gün sonra bir değerlendirme yazısı yazmalarını rica ederim. Bu hem danışan hem de danışmanın seansı daha iyi değerlendirmesini sağlar. İçlerinden bazılarını da danışanlardan izin alarak sizlerle paylaşıyorum. Aşağıda Erhan Beyin benimle paylaştığı yazıyı bulabilirsiniz.

“Merhaba,  aşağıda okuyacaklarınız biraz karışık-düzensiz çünkü ben de şu anda net değilim. Kendimi yeni keşfetmeye başladım. Seans akşamı kendimi bitkin ama çok hafiflemiş ve huzurlu hissettim. Bütün hafta boyunca bu dinginlik/mutluluk hali devam etti. Yaptığımız çalışma ile beni neyin geriye çektiğini/engellediğini buldum. Tamamen kendim olmaktan çekindiğim anlar olduğunu fark ettim. Bu anlarda artık kendime soruyorum anlamaya çalışıyorum gerçekten istiyor muyum? İstiyorsam neden yapmaktan çekiniyorum? Bu konu üzerinde hala kendimle uğraşıyorum. Size geldikten sonra sanki kendimi bazı açılardan yeni tanıyorum gibi…

En çok kendim olamadığımda mutsuz hissettiğimi fark ettim. Ailemle ve çevremdeki insanlarla daha sağlıklı ilişkiler kuramamamın sebebinin de bu olduğunu anladım. İnsanlarla bulunduğum ortamlarda tamamen kendim ve başkaları arasında fazla kıyaslama(manasız ve  haksız) yaptığımın farkındalığına ulaştım. Şimdi bunun üzerine kendimi zorluyorum. Bazı kişisel özelliklerimi kabullenip sevdim daha önceleri farkında olmadığım yönlerimi keşfediyorum gerçekten neleri isteyip istemediğimi daha doğru analiz ediyorum. Kararsızlık konusunda da bunlara bağlı olarak değişiyorum. Eskiden verdiğim kararları olay sonuçlanana kadar sürekli kafamda değerlendirirdim. Sayenizde bunun bana fena zarar verdiğini gördüm. Şimdi verdiğim kararın arkasında durup sonucu bekliyorum. Bu biraz daha ‘anda yaşamak’ nedir onu gösterdi.

Aileme karşı hissettiğim öfke hala devam ediyor. Onları affedip yoluma devam etmek istiyorum ama bu konuda biraz daha çalışmam gerekiyor. Hala onlarla telefonda konuşmak konusunda zorlanıyorum. Bu konuda yani bu öfkeye dair mutlaka bir seans için daha size geleceğim.

Genel olarak ne yapmam gerektiğini seansın ardından anladım, bildiğim için artık daha rahatlamış hissediyorum. Herkesin bir yaşam tarzı çalışma disiplini olmalı bu konuda bir şeyler kararlaştırdım. Günü planlayınca daha iyi odaklanabildiğimi hissediyorum. Kafamdan geçenleri daha rahat söylüyor olmak da  iyi geldi.

Sonuç olarak bu regresyon terapisi beni ayılttı daha zindeyim daha kararlıyım. Bütün bu gelişmeler büyük değişikliklere yol açacak diye düşünüyorum çünkü farkındalığım gelişti. Güneş ışığının o muhteşem insanın içini ısıtan sıcaklığı eskisinden daha çok yanımda. 
Teşekkürler.”

Erhan Bey, 26 (14.06.2016)

Not: Bu yazı danışanın onayı ile paylaşılmıştır. Danışan gizliliği nedeniyle danışanın adı tarafımca değiştirilmiştir. 

Neşeli Günler

IBR-1113189

Kendisinden Yavuz diye bahsedeceğim danışanla yaşadığı “güven” problemi üzerine yoğunlaştığımız bir çalışma yaptık. Yavuz Bey hem öz güven problemi yaşıyordu hem de çevresindeki insanlara güven duymakta zorlanıyordu. Danışman bu durumun kendisini büyük bir yalnızlığa ittiğinden ve eşiyle olan ilişkisini de yıprattığından şikayetçiydi.Danışan olarak çalıştığım herkesten, seanstan yaklaşık yedi gün sonra bir değerlendirme yazısı yazmalarını rica ederim. Bu hem danışan hem de danışmanın seansı daha iyi değerlendirmesini sağlar. İçlerinden bazılarını da danışanlardan izin alarak sizlerle paylaşıyorum. Seanstan yaklaşık on gün sonra Yavuz Bey’den beni çok mutlu eden bir e-posta aldım ve kendisinin de onayıyla şimdi sizlerle paylaşıyorum.

“Kendimi bildim bileli duygularımı kolayca dile getirebilen biri olmadığımın ve insanlara güven anlamında da hep temkinli olduğumun farkındaydım. Bunun nedeni öz güvenim konusunda yaşadığım gel gitlerdi.

Regresyon Terapisinin bana ne katacağına çok emin değildim, duyduklarım, okuduklarım vardı ama tam olarak ne yaşayacağıma dair hiçbir fikrim yoktu. 

Evliliğimi kurtarmak ve hayata ayaklarımı daha sağlam basabilmek adına daha önce psikiyatra ve evlilik danışmanına gitmiştim. Bu çalışmalarla istediğim gibi bir ilerleme kaydedemediğim gibi durumumun umutsuz olduğunu, doktorların bile bana yardım edemediğini kısacası umutsuz vaka olduğumu düşünüyordum. İş arkadaşımın tavsiyesiyle cesaret bularak size geldim.

Bu konuda size kendimi teslim edişim son zamanlarda yaptığım en iyi şey oldu. Kendi zihnime, bilinçaltıma bir yolculuk gibiydi seans. Orada gördüklerimin ‘yaşadıklarımın’ neyin ürünü olduğu, hangi gerçeklik içinde sınıflandırılabileceğini şu an bilemiyorum ama kafamın içinde bir yerlerde artık daha az soru işareti var.

Düşüncelerimi daha kolay dile getirebiliyorum. Çekindiğim birçok şeyin olağan olduğunu, hatta herkes için ortak olabileceğini idrak edebiliyorum. Güven ve hoşgörü göstermenin zayıflık değil aksine kendimi güçlü hissettirdiğine şahit oluyorum. Kendimi olduğum gibi kabul edip seviyorum artık bu da kendime güvenmemi sağlıyor. Sonunda olduğum kişi olmaktan mutluyum.

Evdeyse eşimle geçtiğimiz 10 yılda olmadığı kadar mutluyuz. Size gelmeden önce evde gergin bir ortam vardı. Artık yok yere tartışmıyoruz ya da ben kontrolü bırakıp ona güvenmekte zorlanmıyorum. Küçük oğlum bile evdeki ortamın değiştiğinin farkında. Baba artık daha eğlenceli oldun, sürekli her şeyi sorgulamıyorsun diyor.

İş arkadaşlarım halı saha maçına davet ettiklerinde bu sefer onları reddetmedim. Artık insanlar gözümde güvenilmez varlıklar değil. Her an tetikte olmamı gerektiren bir durum olmadığının geç de olsa farkına varıyorum.  Kendime, insanlara ve hayata olan güvenim sayenizde kuvvetlendi. Yıllar sonra gelen bu hafiflik ve huzura ben de inanamıyorum. Sevgili Zeynep Hanım size çok teşekkür ederim.” 

Yavuz Bey, 45 (23.07.2016)

Not: Bu yazı danışanın onayı ile paylaşılmıştır. Danışan gizliliği nedeniyle danışanın adı tarafımca değiştirilmiştir. 

Değerini Hatırlamak

Emotional-Release

Kendisinden İlksen Hanım diye bahsedeceğim danışanım çok küçük yaşlardan bu yana öz değer problemi yaşıyordu. Bu sorun artık iş yaşamını dahi etkiler duruma gelmişti. İlksen Hanım, ön görüşme sırasında küçük yaşta ailesiyle, ardından eşiyle, şimdiyse iş yerinde yaşadığı bu sorununun insanlarla ilişkisini nasıl içinden çıkılmaz bir hale getirdiğini anlattı. Eşinden ayrılmıştı, ailesiyle de sadece telefonla görüşüyordu. Kendisiyle insanlar karşısında neden böyle değersiz hissettiğini keşfedip, bu olumsuz hissi geride bırakması için bir çalışma yaptık. Ayrıca İlksen Hanım ön görüşmede yaklaşık 10 yıldır sağ kolunda ve bacağında ağrılar olduğundan bahsetmişti seans esnasında vücudunun sağ tarafında yine yoğun ağrılar hissetti ve bu konuda da kendisiyle bir çalışma yaptık. Danışman olarak çalıştığım herkesten, seanstan yaklaşık yedi gün sonra bir değerlendirme yazısı yazmalarını rica ederim. Bu hem danışan hem de danışmanın çalışmayı daha iyi değerlendirmesini sağlar. İçlerinden bazılarını da danışanlardan izin alarak sizlerle paylaşıyorum. Seansın üzerinden yedi gün geçtikten sonra İlksen Hanımdan aldığım e-postayı, aşağıda sizlerle paylaşıyorum.

“Merhabalar Zeynep Hanım,

Umarım iyisinizdir. Seansımızdan bu yana yaşadıklarımı sizinle paylaşmak istedim. Seans akşamı biraz başım ağrıdı, duş alıp erkenden yattım. İlk iki gün bedenen ve ruhen kendimi yorgun ama oldukça huzurlu hissettim. Çok sakin ve dingindim. Öncelikle şunu söyleyebilirim ki yıllardır süregelen parazit korkularımdan arınıyorum. Endişelerimin geçtiğini ve sakinleştiğimi hissediyorum. ,

Tanrının desteklediğini ona bağlandığımı, tanıdığım tanımadığım karşıma çıkan ve bana yardım etmeye çalışan insanları gönderdiğini kavramaya başladım. Yalnız değilim. Ailemle daha sık konuşmaya başladım hatta beraber tatil planı bile yaptık.

Sağ kolumdaki ve omzumdaki yıllardır olan ağrılarım geçti. 

Etrafıma bakmaya başladım. Sanki bir şeyleri yeni görüyormuşum hissine kapılıyorum. Tiyatro toplantısında kendimi düzgün ve korkusuz bir şekilde ifade ettim. Korkunun yerini heyecan ve istek aldı. Paniğe kapılmadım, kendimi küçük ve değersiz hissetmedim.

Normalde uzak duran insanlar gelip benimle konuşmaya başladılar. Tanımadıklarımla da ben gidip ilişki kurdum. Saklanmadım, kaçmadım.

Ayaklarımın yere daha sağlam bastığını hissediyorum. Aidiyet duygum oluşmaya başladı. Korkmadan eski eşimi aradım konuştum. Erkeklerin bana zarar vereceği korkum azalmaya başladı. 

Küçük ama tatlı hayatta olduğumu hissettiren değişimler oluyor. Yaşadığımı hissetmek hediye size çok ama çok teşekkür ederim”.

İlksen Hanım, 40 (20.05.2016)

Not: Bu yazı danışanın onayı ile paylaşılmıştır. Danışan gizliliği nedeniyle danışanın adı tarafımca değiştirilmiştir.